…Ve Sonunda: Yeni Alfa Romeo Giulia Tanıtıldı

2016-alfa-romeo-giulia-tipo-952-quadrifoglio-verde-is-the-rebirth-of-alfa-romeo-photo-gallery_13

İyi günler alfisti.

 

Sonunda yıllardır beklediğimiz gün geldi. Bugün (24 Haziran 2015) Alfa Romeo, yeni Giulia modelini tanıttı. Bildiğiniz gibi Alfa Romeo’nun ürün gamında 159’dan bu yana D segmenti bir otomobil bulunmuyordu. Ancak sonunda Alfa Romeo Müzesi “Museo Storico”nun yeniden açılışıyla birlikte, markanın dirilişini temsilen, diğer tüm pazarlarla birlikte Kuzey Amerika pazarına da giriş yapacak olan Giulia bugün itibariyle küllerinden doğuyor. Ancak bu doğum yine biraz sancılı olacak gibi görünüyor… Sebeplerini aşağıda, özellikle tasarımdan bahsettiğimiz kısımda açıklayacağım.

 

SAMSUNG CSC

 

 

Giulia, Alfa Romeonun köklerine dönüşünü temsil ediyor. İlk bakışta Giulia’nın öne çıkan özelliklerini bir alfista gözüyle tabii ki öncelikle teknik olarak ele almakta fayda var. Arkadan itiş ve 4 tekerlekten çekiş sistemiyle birlikte Maserati Ghibli platformu üzerine inşa edilen yeni otomobilin, nasıl bir motor gamıyla birlikte alfistiyle buluşacağı şu an biraz muallak olsa da, elimizdeki bazı bilgilerden şunları çıkartabiliyoruz: Bu motorlar 2.0 ve 2.9 litreden oluşan aluminyum bloğa sahip benzinli, 2.2, ve 2.9 litreden oluşan dizel, tamamı turbo beslemeli seçeneklerden oluşuyor. Benzinli motorlar sırasıyla 200-330 (tahmini), 400 ve 510 (QV) hp güç üretiyorlar. Dizeller ise 240 ve 340 (tahmini) hp güç üretiyorlar. 2.9 litre hacmindeki motorlar Ferrari’nin tasarladığı, Chrysler’ın bloğunu ürettiği, Maserati’lerde de kullanılan bir motor. Alfa Giulia’da da aluminyum olarak kullanılacak. Gereksiz durumlarda devre dışı kalabilen silindir sistemi de yakıt tüketimine olumlu katkı sağlayacak bir detay olarak göze çarpıyor. Kullanılan şanzıman ise 8 ileri çift kavramalı otomatik ve tabii ki manuel olarak karşımıza çıkıyor. Geçmiş modellerde her modelde becerileri artırılan DNA sisteminde de geliştirmelere gidilmiş. 4C’den bildiğimiz Race modu, Giulia’da da bulunuyor (en azından Quadrifoglio modelinde bulunduğunu söyleyebiliriz). Özellikle Dynamic modda değişen egzoz sesi, artan performans, eski nesil DNA’lara göre çok daha ön planda olacak gibi görünüyor. Ayrıca DNA kontrolcüsünün ortasında amortisör sertlik ayarı da bulunuyor. Büyük jantların arasından gülümseyen büyük hava kanalcıklı diskler ve kocaman kırmızı kaliperler bize kaput altında bir canavar yattığını hatırlatıyor adeta. Alfaturk.com forumlarında daha önce sıkça dile getirdiğimiz gibi, %50-50 ön-arka ağırlık dağılımı ve sınıf lideri ağırlık/beygir gücü oranları yine çok uzun zamandır Alfa Romeo’dan beklediğimiz hareketlerdi. Yürüyen aksamda da son derece rijit bir şasiden ve torsiyon çubuklarından bahsediliyor. Yol tutuş için bir çok teknolojik yenilikten faydalanılmış. Örneğin virajlarda tekerleklerin yerle olan açılarını her zaman sabit tutmak için yeni yöntemler ve farklı salıncak teknolojileri kullanılmış. Böylece direksiyon da çok daha direkt, çok hassas bir hale getirilmiş. Alfalink adında yeni bir arka süspansiyon sistemi geliştirilmiş. Motor seslerini ise Maserati’lerden zaten biliyoruz, ancak egzoz sisteminde yapılan değişiklikler neticesinde çok daha sportif ve Alfa Romeo’ya yakışan seslerle de karşı karşıyayız. Bu konuda Alfa’nın bizi üzmemesi, lansmandaki en önemli noktaydı sanırım. Yeni nesil motorların ürettiği güçler de düşünüldüğünde, yeni modeli canlı görmeyi iple çektiğimizi söyleyebiliriz. Ayrıca daha önce 2016 yılında üretileceği söylenen SUV modelinde kullanılacak olan hybrid motor seçeneğin de üretilme planının bulunduğunu ve bunun da muhtemelen Amerika gibi hybrid teknolojisine önem veren bir pazarda yer bulabileceğini, yani gelecekte bu modeli de görebileceğimizi söyleyebiliriz. Tüm bu olumlu değişimler ışığında, rakiplerin becerileriyle kıyaslama yapılacak test sürüşlerini de iple çekiyor olacağız.


2016-alfa-romeo-giulia-tipo-952-quadrifoglio-verde-is-the-rebirth-of-alfa-romeo-photo-gallery_8

 

 

Gelelim çok beklenen ve merak edilen tasarım konusuna. Tasarım açısından ele alındığında, markanın daha önce D segmentinde bizlere sunduğu her otomobil gibi göz alıcı ve sportif tasarımlı bir modelle yeniden karşı karşıya olduğumuzu söylemek epey zor. Bu tasarım seviyesi, markanın geçmişteki modelleriyle rakipleri kıyaslandığında, eskiden bu konuda sanki bir adım daha ileriydi diye düşünüyorum. Bu konuda Alfa Romeo tasarım bölümü Centro Stile’nin üzerine düşeni yerine getirerek yine iyi tasarımlı bir spor sedan oluşturmuşlar, ancak, beklentileri karşılayıp karşılamayacağını zamanla göreceğiz. Şimdilik gelen ilk tepkilere bakılırsa (ve benim de düşünceme göre), tasarım fazlasıyla BMW’nin 3 serisini andırıyor. Hatta yandan bakıldığında “acaba biraz fazla mı benzetmişler” demeden geçemiyorum.

 

 

2016-alfa-romeo-giulia-tipo-952-quadrifoglio-verde-is-the-rebirth-of-alfa-romeo-photo-gallery_11

 

 

Gelelim detaylara. Ön far tasarımının geçmişteki “çirkin ördek yavrusu” eleştirilerine kulak verilerek daha göz alıcı şekilde yapıldığı ilk fark edilen detaylar arasında. Ancak kaputun yuvarlak hatları, öndeki ızgaralar, scudettonun platik kafesleri, eleştiriye açık… Öncen bakıldığında araç Giulietta’nın daha ince farlısı gibi görünüyor. Led stoplar da 156’dan beri süregelen çizgi şeklindeki arka farları şekillendiriyor, aynı zamanda Maserati Ghibli ve GranTurismo modellerine de adeta selam çakıyor. QV modelindeki arka difüzör ve 4 çıkışlı egzoz başarılı duruyor. 156’yla beraber başlayan arka kapı kulbunun cam kenarında yer almasını bu modelde göremiyoruz. Kapı kulpları 159’lardaki gibi geleneksel olarak konumlandırılmış. Arka kapıdaki kelebek camı ise şimdiden eleştiriliyor, ancak arkadan itiş bir otomobilin tekerlek oyuğundan kaynaklı değişen arka kapı tasarımları, arka camlarda böyle bir kelebek camı kullanımını neredeyse mecbur kılıyor. Bagaj üzerinde yer alan spoiler ise günümüzde bir çok sedan modelde opsiyonel olarak bile sunulmayan bir tasarım detayı. Şekil olarak da ilgi çekici.

 

2016-alfa-romeo-giulia-tipo-952-quadrifoglio-verde-is-the-rebirth-of-alfa-romeo-photo-gallery_10

 

İç tasarıma göz attığımızda, yine BMW 3 serisi ile oldukça benzerlik gösterdiğini görüyoruz. Ön konsol, klasik Alfa Romeo modellerinde olduğu gibi üçlü göstergeleri değil, düz bir ekranı ve havalandırma menfezlerini barındırıyor. Altta ise üçlü klima kontrolleri var. Vites kolu yine başka markalara benziyor. Vites kolunun arkasında DNA kontrolcüsünü farklı bir tasarımla birlikte görüyoruz. Sportif öğeler her zamanki gibi korunmuş. Örneğin yeni direksiyon, otomobilin en güzel özelliği olabilir. Direksiyonda artık standartlaşmış kontroller dışında start-stop düğmesini de görüyoruz. Bu detay iç mekana oldukça sportif bir hava katmış.

 

2015-06-24-17.32.37-520x293

 

Ancak geçmiş modellerde sıkça eleştirilere konu olan diğer modellerden (özellikle Fiat’tan) devşirme parça kullanılması alfistinin hoşuna gitmiyordu. Bu konuda Alfa Romeo bir değişiklik yapıp, bu sefer başka markalardan parçalar kullanmış :) Örneğin konsolun iki yanındaki devasa havalandırma menfezlerinin neden o kadar büyük olduğunu anlamak zor. Sanırım ABD pazarında hakim olan “bigger is better” (büyük olan daha iyidir) yaklaşımıyla böyle bir çözüme gidilmiş. Devir ve hız göstergeleri geçmişe belki de tek atıfta bulunan tasarım detayı gibi görünüyor. İki adet sürücüye bakan yuvarlağımsı göstergeler, içeride bir Alfa Romeo havasını estiren nadir detaylardan.

 

2015-06-24-17.31.48-520x293

 

Yıllardır tekrar tekrar çöpe atılan, en az 3 kez sil baştan başlanılan projenin sonunda ortaya çıkması, herkesi tatmin etmeyecek olsa bile en azından artık merak etmeyi bırakıp üzerinde konuşulacak bir modelle karşılaştığımız için mutlu olabiliriz. Alfaturk ailesi olarak tasarım açısından tek tesellimiz de bu olacak. Açıkçası markanın taklit edilen bir tasarım çizgisinden uzaklaşıp taklit eden bir çizgiye yaklaştığını düşünüyorum. Daha önceki modellerinde her zaman çağının ötesinde ve tabiri yerindeyse “zamansız” tasarımlarla karşımıza çıkan marka, bu modelle Kuzey Amerika başta olmak üzere tüm dünyada başarılı olabilecek çizgilere sahip olabilir, ama alfistinin gönlünde yer edinebilecek mi? Yoksa 4C’yi saymazsak son yıllardaki modellerde gibi yine Alfa ruhu “eksik” bir otomobille mi karşı karşıyayız? Bunu söylemek için henüz erken… Satışa çıkacağı tarih olan 2016’yı bekleyeceğiz. Asıl maharetini pistte gösterebilecekse, teknik üstünlüğünü ispat edebilecekse, kısacası gelecekten umutlanmamızı sağlayacaksa, belki de bu tasarım gediklerini bize affettirebilir Alfa. Kim bilir?

 

2015-06-24-17.33.07-520x293

 

Geçtiğimiz yıllarda Giulia hakkında pek çok dedikodu ortaya atılmış, belki de markanın şu ana kadar üzerinden en çok spekülasyon yapılan, yalan haberler dolaşan, onlarca sahte render’ı gündeme gelen modeli haline gelmişti. Yapılan dedikoduların ve asparagas haberlerin bir çoğunun doğruluğunun veya yanlışlığının tartışmasını daha uzun süre yapacak gibiyiz. Bu kadar uzun yıllar boyunca tasarımı defalarca değiştirilen ve sonunda önümüze konulan bu model hakkında neler düşündüğünüzü de forumumuzda aşağıdaki linkini verdiğimiz konuda yorumlamanızı bekliyoruz. Umarım 2018’e kadar lansmanları yapılacak olan diğer yeni modeller hakkında da gittikçe iyiye giden yorumlar yapabilir ve Alfa Romeo markasının tüm dünyada hak ettiği yerleri geldiğini görebiliriz. Tabii ki otomotiv dünyası için çok önemli olan üretim ve satış haricinde “satış sonrası” hizmetlerde de markanın aynı gelişimleri gösterdiğine şahit olabilir, otomotiv sektöründe kalıcı olmanın altın anahtarlarından birisi olan müşteri memnuniyetinin sadece iyi otomobiller üretmekten oluşmadığının bilincindeki bir markanın sadık tüketicileri olan Alfaturk ailesi olarak, markaya olan sevgimizi tüm dünyaya karşı daha rahat bir şekilde savunabiliriz.

 

Yazar: Tuncay Nergis

24.06.2015
19:50

 

BU KONUYU FORUMDA TARTIŞMAK İÇİN TIKLAYIN

Kaynaklar:

www.hdmotori.it
www.autoevolution.com

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


sekiz − 1 =

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>