İlk Alfa Romeo 4C Testi

4C 3

Dünyadaki ilk 4C testi pistonheads.com tarafından Fiat’ın Balocco test pistinde gerçekleştirildi. Türk okuyucular ve alfisti için bu testi ilk defa sizin için Türkçeleştirdik. 4C hakkındaki ilk ciddi yol deneyimlerini ifşa eden bu testin ayrıntılarını okumadan önce, bir fincan kahvenizi hazırlayın ve arkanıza yaslanarak bu İtalyan bebeğinin alfaturk.com ailesi olarak bizde yaşattığı heyecana ortak olun!

4C 1

Bildiğiniz gibi 4C Alfa Romeo’nun Amerika kıtasına yeniden dönüşünün de bir sembolü olan, kompakt bir spor otomobil. Bu atakla Alfa, segmentteki Alman hegemonyasını da kırmak istiyor ve bu alanda da başarılı olacak gibi görünüyor. Alfa bu otomobili Maserati fabrikalarında yılda 3500 adet üretmek üzere bu yıl ilk üretimlerine başladı. Ancak beklenenin de ötesinde, otomobilin siparişe açıldığından sonraki 10 gün içinde tamamı satıldı ve 1000 adet daha ekstra sipariş isteği aldı. Üretimin bu kadar kısıtlı olmasının sebebi, karbon tüp şasinin üretiminin uzun ve meşakkatli bir sürece gereksinim duyması.

 

4C kompakt bir otomobil. Cayman’den çok daha kısa, ancak oldukça geniş. Karbon şasi sadece 65 kilogram ağırlığında ve Dallara’nın tasarım aşamasında yardımıyla ortaya çıkartılmış. Ön aksamda klasik olarak çift salıncak kullanılmış, arka aksın üzerinde ise 1750 cc hacminde turbo beslemeli motor kullanılıyor. Pistonhead’in iddiasına göre Giulietta QV motoruna göre epey değiştirilmiş bir kalbe sahip. Otomobilin motoru Giulietta QV’den farklı olarak 240 HP güç ve 350 Nm tork üretiyor. Aynı zamanda otomobil 895 kg kuru (925kg toplam) ağırlığa sahip. Hafifliğin bir gereksinimi olarak, ön konsol tek parça plastikten üretilmiş. Yolcu koltuğu ise ayarlanabilir değil ve sabit. Her hangi bir ray mekanizması bulunmuyor. Yine hafiflik hedeflerine ulaşabilmek için arka motor kaputunda her alfada görmeye alışık olduğumuz amortisörler yok. İç mekanda da mümkün olduğunca az halı kullanılmış. Karbon kompozit koltuklar sadece 12 kg ağırlığında.

4C 2

Pistonheads editörleri, “otomobil kullanma hissini veren tarihi göndermeleri” çok beğenmişler. Öyle ki, artık yeni nesil otomobillerde kullanılan ve gerekliliği tartışılan anahtarsız çalıştırma gibi bir özelliğin 4C’de var olmamasını, yani otomobilin anahtarla çalıştırılmasını otomobil için olumlu bir özellik olarak yorumlamışlar. Tabii ki bir otomobil tutkunu olan insanların oluşturduğu bir site olarak alfaturk olarak biz de bunu olumlu karşılıyoruz. Benzer şekilde elektronik desteksiz direksiyon sistemi de beğenilmiş.

 

Kontak çevrildiğinde ise çıkan ses, etkilenilmeyecek bir ses değil. Otomobil çalıştırıldığında sıradan 4 silindirli bir otomobil sesi yerine, daha çok turbo beslemeli 4 silindirli bir yarış otomobilinin sesine benzetilmiş (bunu alfaturk ekibi olarak Istanbulpark’ta 15 Eylül’de gerçekleşen Superbike şampiyonasındaki şov aracı sayesinde biz de gözlemledik).

 4C 5

TCT çift kavramalı şanzımanda vitesler direksiyon yanındaki kulakçıklardan değiştiriliyor. Boş vites ve geri vitese geçiş, vites düşürme kolu çekilerek sağlanıyor. Benzer şekilde ileri vites kolu çekilerek de 1. vitese alınabiliyor. Otomobilin gücü hafifliği sayesinde o kadar yüksek kalıyor ki, otomobil size mümkün olan en yüksek vitesle gidilmesi gerektiğini hissettiriyor. Dikiz aynasına baktığınızda arkadaki otomobilin tavanının içini rahatlıkla görebiliyorsunuz, çünkü oturma pozisyonu yere çok yakın. Cayman’in oturma pozisyonu 4C’nin yanında yükseklik açısından daha çok bir Bentley gibi kalıyor. Yanal koltuk destekleri ise yeterli gibi gözükmüyor. Kabin içi ise epey küçük. Yanınıza baktığınızda yolcunun size çok yakın olduğunu görüyorsunuz. Şahsi fikrim, kız arkadaşınızla bir gezinti için bunun olumlu bir özellik olduğu yönünde.. (!) Top Gear sunucusu Jeremy Clarkson da Silverstone’da yolcu koltuğunda oturduğu 4C için içinin dar olduğunu söylemişti. Açıkçası spor bir otomobilde yola odaklanacak bir insan için alfaturk editörü olarak bunu çok da önemli bulmuyorum. Dediğim gibi olumlu yönleri bile olabilir. Sonuç olarak safkan bir spor otomobilden bahsediyoruz ve bunu kullanan insanın yanında “tatlım sana bir bardak cappuccino koyayım mı” diyecek bir insan olacağını düşünmüyorum. Zevk için tasarlanmış bir otomobilden sedan konforu ve rahatı beklemek kulvarları epey karıştırmak olurdu.

 

Sürüş dinamiklerini incelediğimizde alfa hafifliğinden dolayı, rakibi olan büyük 6 silindirli motora ve manuel şanzımana sahip olan Porsche Cayman’e göre biraz daha alışkanlık gerektiriyor. Cayman, şehir içinde homurdanarak yumuşak bir şekilde dolaşırken, 4C’nin hafifliğinden dolayı gücü dengelemek biraz alışkanlık gerektiriyor. Piste çıkınca ise 4C asıl gücünü rahatlıkla gösteriyor. Direksiyon çok rahat ve hafif, virajlara gelince ise ağırlaştığını fark ettiriyor, şasi ise üzerine düşen görevi hakkıyla yerine getiriyor. Pistte zorlandığında ise dinamik açısından Cayman’den çok Elise’yi andırıyor. Hafif gövdeyi döndürmek zevkli ve kolay.  Otomobil çevikliğini size hatırlatıyor. 4C’nin test edildiği şehir içi yollar epey çukurlu ve tümsekli olmasına rağmen sürücüsüne konforlu geliyor, amortisörler görevini layıkıyla yerine getiriyor. Otomobil yere basıklık açısından kesinlikle gereğinden fazla alçaltılmamış ve bu şehir içi kullanımda rahatlık sağlıyor, aynı zamanda yolu da sürücüsüne gayet iyi hissettiriyor.

4C 4

Ağırlık/tork oranı müthiş. Otomobili 6. vitese alıyorsunuz ve yavaş ilerleyen trafiğin içinde gitmeniz çok daha kolay ve yumuşak bir hal alıyor. Aracın hafifliğinden dolayı turbonun her davranışını rahatlıkla hissedebiliyorsunuz. DNA modlarında vites değişimi pek etkileyici bulunmamış. Ancak her vites değişiminde 4C’nin arkasında bulunan iki egzozdan çıkan patırtı tam bir kulak ziyafeti oluşturuyor.

 

Frenlerin performansı ise inanılmaz… Ancak bir Caterham veya Lotus sahibi bunu anlayabilir.

 

İşçilik Lotus Elise ile Porsche Cayman arasında bir yerlerde. Yol gürültüsü çok değil, motor sesi epey tok, ancak 140 km/s civarı bir hızda kabul edilebilir bir düzeyde. Rüzgar sesi yok denilebilecek kadar az ve otomobil koltuğu düzgün ayarlanabilirse saatlerce kullanılabilecek kadar mutlu edici.

 

Kabin sade. Klima ve teyp opsiyonel olarak sunuluyor (klimayı bilmem ama teyp konusu zaten bir alfista’nın ilgi alanı dışında kalıyor, o motor varken!). Gösterge enstrümanlarını okumak ise çok zevkli. Son derece bilim kurgu bir yapıya sahip ve aracın karakteriyle çok uyumlu.

4c 2

4C’nin pist performansı tam beklendiği gibi. Hafif, güçlü, ortadan motorlu ve kısa aks mesafeli bir otomobilden ne beklerseniz karşılıyor. Son derece çevik ve tepkili. Yüksek hızda çok kontrollü bir understeer ile drift yaparak ilerlemek, istendiğinde son derece muntazam dönüşler gerçekleştirmek, en önemlisi de, gerçekten çok geç fren yapmak 4C ile yapabileceğiniz şeyler. Standart Pirelli P Zero lastiklerin tutunması ise gayet iyi.

 

ALFA ROMEO 4C Teknik Özellikleri

Motor: 1,750cc 4 Silindir Turbo

Şanzıman: 6-vites kuru tip çift kavramalı (Alfa TCT), Arkadan İtiş (Q2 diferansiyel)

Güç (hp): 240@6,000rpm

Tork (Nm): 350@2,200rpm

0-100km/sa: 4.5 saniye

Son hız: 250 km/sa (sınırlandırılmış)

Ağırlık: 895kg (kuru)

Yakıt Tüketimi: 5.8 lt /100km (NEDC kombine)

CO2 emisyon değeri: 157g/km

Fiyat: 50,000 € (opsiyonlar hariç)

 

Orijinal Makale: Chris Harris, 20 Eylül 2013, pistonheads.com

Çeviri, Düzenleme, Yorum: Tuncay Nergis 20 Eylül 2013, alfaturk.com

 

BU HABERİ FORUMDA TARTIŞMAK İÇİN TIKLAYIN

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


8 + üç =

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>